Çağın Hastalığı Emperyal Kültür Köleliği ve Köpekliğidir

Ali Can 4.05.2026 11:47:00

     "Güç Hüküm vereni haklı göstermez"(Şehid Ayetullah Nemr) Bugün artık coğrafi sınırlar içinde bayrağı dalgalanan her millet ve ulus gerçek manada istiklaline kavuşmuş sayılmıyor. 
   Kafaları ve düşünceleri hür olmadıkça. İstiklallerini kaybeden vatanları işgal edilen milletler bir gün istiklaline kavuşup, vatanlarını işgalcilerden temizleyebilirler. Fakat kafaları işgal edilenler bu işgalin farkında bile olmazlar. 
   Filistin’de devam eden soy kırıma sebep olan İsrail ve Amerika denen büyük şeytanın kuyruğuna takılan Avrupa ve uşak Arap rejimlerinin bayrağı, sınırları, dilleri belli olsa ne olur, olmazsa ne olur?
   Ulus ırkçılığı tüm dünyada hala silah olarak kullanılsa da Araplar arasında Mısırlı Cemal Abdulnasırla beraber mezara gömüldü,
   Bu çağda Ekonomik ve sopa kültür köleliği sadece şahıslara şamil değil, devletlerin de aynı kategoriye dahil olduklarını Gazze savaşında görüyoruz.
   1979 da İran'da parlayan Onur ve şerefin kılıcını ekonomik muhasara ile gölgelemeye başlayan ve halen devam eden dünyanın metazorları direnen Filistin, İran, Yemen, Irak, Lübnan ve Filistin'deki onurlu duruşun aslanlarına ilham veren duruş İmam Xumeyni'nin (Merg ber Amerika-Amerika’ya ölüm) sloganını çağdaşlarına emanet eden Anti sömürgeci çağrısıydı.
   Fikri ve zihni kölelik ekonomik ve Siyasi köleliklerin ön sözleridir, Bir insanı eşekleştirmeden önce onu eşekleşmeye ikna edilmelidir. Aksi halde İrade, Akıl ve zihin ihanete sebep olmaz.
   Üçüncü dünyada düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bir coğrafyada bu haliyle düşünen zor çıkar.
   Ruhu köleleşmiş köpek...!
   Ünlü Rus yazar Dostoyevski, hapishanedeki bir köpeğin yanından geçen her mahkûm tarafından tekmelendiğini görür.
   Köpek mahkûmlardan kaçmadığı gibi yanına bir mahkum yaklaştığında eğilerek tekmelenme pozisyonu almaktadır.
   Dostoyevski bir gün köpeğin yanına yaklaşıp başını okşar. Köpek şaşkın şaşkın ona bakarak hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlamaya başlar.
   O günden sonra köpek Dostoyevski’yi her gördüğünde ondan kaçar.
   Ruhu köleleştirilmiş bu köpek bir ‘sevgi açı’dır.
   Bu durum insanlar için de geçerlidir. Hayatları boyunca haksızlığa ve kötü davranışlara uğramış sevgi açları iyi bir davranışla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını bilemezler.
   Bazen kötü davrandığınız insanlar size tapar, bazense iyi davrandıklarınız sizden nefret eder. Böyle insanların gözünde onları aşağılamanız onlar için bir beklentidir. 
    Yıllardır Arap coğrafyasını atanmış valilerce köle olarak kullanan Abd son iran savaşında Götünü bile araplara öptürdü,Ortaçağda klasik kölelikte efendi götünü köleye öptürmezdi götüne layık bile görmezdi çağdaş kölelikte bu tür onursuz davranışlar esnetilerek eğilmeye mahkum edildiler.
   Sizi gözlerinde yüceltirler. Eşit ve iyi davrandığınızda ise onların gözündeki değeriniz birdenbire düşer.
(Dostoyevski, Ölüler Evinden Anılar)
   Emperyalistlerin ağına düşen fertlerin vücudu kendilerine fikir ve düşünceleri düşmana ait garip bir varlık haline gelirler. Onlar tarafından empoze edilen fikirleri sanki kendi fikirleriymiş gibi övünerek savunurlar. Mundarlığın kötü kokularına alışanlar temiz kokularda ya bayılır ya da ölürler.
   Geçen gün hızını alamayan Suud’lu müftü gibi ki şöyle demişti "Biz Amerika ile dünyayı yönetiyoruz" Gibi bir zırvanın sahibi sade köle değil, Köle sınıfının da, Köpekleşmiş köleleri var.
   “Köle ruhlu biri köpeklerden de alçaktır, Köpeğin, köpeğe eğildiğini görmedim.”(Dr.Ali Şeriati ra)
  Geçen gün Sözde FKÖ başkanı Köpekleştiğini bilmeyen Mahmut Abbas İstiklal savaşı veren Hammas ve İslami Cihadın aslanlarına köpek diyor, Kimi Arap şeyhleri de fare nitelemesi yapmış. 
   Ortadoğu’nun gerçek sahibi ABD Yemen hariç ve İran’a da diş bileyerek kolay kolay Askeri alanda sahaya inmez köpekleri aslanlarla savaştırır,
  Rahmetli Seyyit Kuttup’un yıllar önce dediği gibi “Amerika’dan nefret ediyorum, en çok da Amerikancı Müslümanlardan nefret ediyorum, Şu gördüğünüz Arap orduları Hiçbir zaman İslam adına savaşmayacak bilakis Müslümanım diyenlere karşı ABD, NATO ve Batı tarafından teşekkül ettirilmiştir.”
    Prof.Seyit Kutub’un bu sözü günümüzde gerçeğe dönüşerek İran ABD ve İsrail savaşında tüm arap körfez ülkeleri ülkelerindeki ter taşı ve toprağı Abd’nin conilerine emanet ederken İranlı aslanların vurduğu bu askeri merkezlere Karşılık Arap orduları Dış işleri bakanları Domuzlara Onursuzca alkış İranlı aslanlara sitayiş ettiler.
   “Kırdım diyorsun zincirlerimi, evet köpek de zincirlerini çeker koparır o da kaçar, âmâ halkaları boynunda taşıyarak.”(Persius)
   Dünyanın jandarması ABD’nin xasislerine söylenecek söz şudur,
    Geçme namert köprüsünden bırak sel alsın seni,
    Yatma Tilki gölgesinde bırak aslan yesin seni.
    Köpeğin sahibine havlama şansı yoktur, Bu benzetmenin en iyi örneği Irakta Sahibine havlayan Saddam Hüseyin’i nasıl itlaf ettiklerini gördük, Yine bir Ortadoğu ülkesinde Üst akıl, üst akıl diye havlayan birine Sahibi ABD ne demişti “Altında bulunan ekonomik dikişlere sahip halıyı çekersem yine çöküp havlayacaksın” demişti. Tabi ki bir lafla sessizce dut yemiş bülbüle döndü.
  Satılık olan her şeyi geri alabilirsin ya da yenisini bulma imkânın var, ancak İnsana kendini satarsan geri alamazsın, alsan bile bir tarafın eksik kalacak.
    Bu halleriyle o zavallılar kendi vatanının içinde düşman adına çalışan ücretsiz kölelerden farksızdırlar. 
   Sömürge ülkelerde çok sayıda Kültürel olarak At, Eşek, Öküz, Tavuk, Bir lokma ekmeğe razı olan Evcil köpek her şehir, her makam ve yetkinlikte hayvan bulmak zor değildir.! Pazarlarda sadece yiyecek giyecek satılmaz Mal’a dönüşmüş ruhlar da satılır.

    Bu çeşit kölelik en korkunç ve tehlikeli kölelik ve uşaklıktır. Bu tür köleliğin en tehlikeli olanı yöneticilerin köleliğidir.
   İmam Xumeyni(ra) yıllar önce söylediği “Amerika’nın sizden razı olacağı gün sizin felaketinizin başlangıcı olacaktır.”
    Bu onurlu ikaza rağmen Abd’nin Sarı domuzu “Ben olmazsam siz araplar iki günde farsça konuşmak zorunda kalacaksınız “diyerek İran korkusunu Araplara enjekte ederek daha iyi rüşvetler almayı bildi.
   Suudi firavunu Selman’ın her ay Amerika’ya 25 milyon $ lobi faaliyetleri için Lobi ismi altında rüşvet verdiği biliniyor; Bakın ABD nin sarı öküzü tekrar seçilince yine ilk yurt dışı gezisini Suudiiye yapmadan verilecek rüşvetin ismini 100 Milyar dolar olarak tanımladı. Katar, Umman ve BAE ye sizin paranız çok bir kısmını bize vereceksiniz deyerek 5 triliyon $ rüşvet takdir edince köpekler razi sahipleri merzi bir fotoğraf verdiler.
   Müttefiklik ve dostluk eşit şartlarda oluşmazsa denge güçlüden yana ağır basar ve müttefik kavramı ölür yerine köle ve uşak kavramları oturur.
    Amerika ve Suudilerin 500 milyon $ Lübnan Hizbullah’ını kötülemek için para dağıttığı da bilinen bir gerçektir.
   Örnek çok olsa da çağdaş dünyada en bariz olanı Suud köpekleri,Kuveyt,Katar,Umman ve Birleşik Arap emirliğinin eşekleridir. Yaratılış farikası itaat ve yük taşımaya kurgulanan bir yapı değişmeye müsait olmaz.
     Bir coğrafyada liyakat şartları ruhuna uygun işletilmezse ve Ehliyet/liyakat esasları tavizsiz uygulanmazsa iyilerle kötüleri ayıklamazsanız, işin ehline zulüm eder ve embesil(Silik) olanlara da cesaret verirsiniz.
   “İyilerle/kötüler sizin yanınızda aynı değere sahip olmasın, eğer böyle yaparsanız iyilerin azmini kırar, kötüleri de kötülüklerinde cesaretlendirirsiniz.”(Hz.Ali as)
    Bu durumda sosyolojik kokuşmuşlukla beraber diğer ünitelerde Ahlak yozlaşır ve toplumsal çöküş kaçınılmaz bir felakete dönüşür.
   "Layık olmadan makam sahibi olanlar; astlarını ısırıp, üstlerine kuyruk sallarlar." (İmam Gazali ra) 
    Üstlerine kuyruk sallayan Körfez ülkeleri ABD’ye verdikleri Rüşvetle kendi paralarıyla bile korunamadılar.
   Beceriksizlik ve liyakatsizliğini bir şekilde perdelemek zorundadır, bu tür sahtekârlık onu ayakta tutan en güçlü amildir.
    Kuyruk sallayanlara bakın tümü ehliyet ve liyakatten yoksun zavallılardır, işte bu tipler yönetim erkinin gücünü halkın faydasına değil, astlarını sırtına basacakları mukaddes bir basamak olarak kullanırlar. Hem de zulüm ile abat olunmayacağını bile bile makam ve mevkilerin ilahi lütuf olarak algılarlar ve uygulamalar zulümle, sözleri de mazlumu ve mağduru da ölümüne okşar. 
   Bu meyanda bir zamanlar, Liyakatsizlikten ve kerhen Müdür olmuş bir idarecinin okul teneffüsünde Öğrencinin gayri ihtiyari arkadaşına iki kelime Kürtçe ifade edip karşılığında kendini general aynasında gören Müdürden kaç tane tokat yediği bir vahşetin kahrolası tanıklarıyız.
    Gelecek mukaddes söylemlerle ve mundar uygulamalarla inşa edilemez. Halk bu iki yüzün ikisini de bugün görmezse bile yarın muhakkak görecektir.
   Nefislerine köle olanlar kendileri gibi köle bir toplumu yönetmekten başka işe yaramazlar. 
   İslam coğrafyasına oynayan siyaset samimi ve bilinçten beslenen Bir kültür ile desteklenen, Özgürlük alanını maruflarla süsleyen, iman ile  reel gerçekleri özdeşleştiren  yürüyen Evrensel adalet temelinde anti sömürge direkleri üzerine yükselen bir mantalite üzerine bina edilmedikçe Dinleri Afyon ve yöneticileri Firavun, halkı da köle olmaktan kurtulmayacaktır.
    Aslanlar bu dünyada tek kelimeyle iflah olmaz, İdama mahkum teröristlerdir. Suudi’de Ayetullah Nemr Gibi, Irakta Ayetullah Muhammed Bakır Es-sadr, Mısırda Prof.Seyyit Kuttup,Türkiye’de Şeyh Sait ve Seyyit Rıza gibi yüzlerce örnekle Darağacına yürüyen aslanlara selam olsun. 
     “Amerika köpek gibidir, Kaçarsan seni kovalar, Cesaretle karşı koyarsan kaçar.”(İmam Xumeyni ra).Vesselam

Yazarın Diğer Yazıları