Siyaset sosyolojisnde DOMİNO İlkesi var bu ilkeye göre dünyanın öbür ucunda bir olay zan etmeyin ki öbür tarafını etkilemez hasbelkadar öbür tarafı da etkiler,Şeyh Said-I Şirazi ne demiş “Bir yaprağın dalından düşmesi bile kanatı etkiler.” Çünkü dünya mütekabiliyet esasına göre dönüyor.
1979 Yılında dünyayı sarsan bir şok dalgsı ile İran lokalinde ABD ye unutulmaz bir darbe vurarak ülkesinden kovan ve Sıpası İsrail’i de Kanser tümörü ilan ederek Büyük elçiliğine el koyarak Mazlum Filistin halkına devr eden Devrimin Efsanevi Lideri İmam Xumeyni (ra)nın önderliğinde oluşan islam devrimi Tüm dünyada oluşan siyaset felsefesindeki algoritmları aşarak bir şok dalgası yaşattı.
Bu devrimden sonra İran’da Oluşan Merg ber Amrika sloganına karşı ABD bu ülkeye yüzlerce katakule yaparak ve uluslararası tüm referanslarını kullanarak gayri meşru her alanda abluka altına almaya çalıştı çalışıyor.
Bugüne kadar Ortadoğu’da ABD ve İsrail vekil güçleri aracılığıyla çok çeşitli cepheerde savaşı vekil güçleri ile sürdürdü,geldiğimiz noktada ABD ve İsrail 28 Şubat 2026 da bu vekalet savaşlarını Asalet savaşlarına evirerek fiilen İranda elindeki Lİstede kayıtlı 60 İranlı Üst düzet devlet erkanına uzak veya yakın mesafeden katl etmeyi planladı ve 48 Kahramanı Şehit etti.
2025 yılının Haziran ayında İsrail ve ABD’nin yine ortak bir operasyonla İran’a saldırması 12 Gün Savaşı olarak kayıtlara girmişti. Ancak küresel siyaseti takip edenler için bu savaşın devamının olacağı beklenen bir gerçekti.
Aradan geçen 7 ayda İran toparlanmaya çalıştı; Trump, İran ile müzakere eder göründü; İsrail ise yeni bir askeri müdahaleye hazırlandı.
Herkes biliyor ki Netanyahu yönetimi, İran’ı güçsüz bir halde yakalamayı düşünürken öldürücü bir darbe vurmak ve bu darbeyi vururken de ABD’yi peşinden sürüklemek istiyordu.
Sonuç, Cumartesi sabahı başlayıp bölgesel ciddi bir savaşa evrilme tehlikesi taşıyan bir çatışmanın içinde kendimizi bulmamız oldu.
Peki neden ABD ve İsrail İran’a askeri müdahaleyi bunca riske rağmen şimdi başlattı? Öncelikle bu durumun Trump’ın talebi olmaktan çok İsrail ve Netanyahu’nun arzularıyla ilgili olduğunun altını çizmek lazım.
İsrail, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırmasıyla başlayan ve Orta Doğu siyaseti konuşurken bir dönüm noktası olarak anmadan geçemeyeceğimiz o süreçle birlikte, bölgedeki İran’ın vekil güçleri diye tanımladıklarının kolunu kanadını kırmayı planladılar.
Aralık 2025’te Suriye’de rejimin değişmesi ile birlikte Şam’da yönetime gelen Ahmed El-Şara hükümeti de ABD’nin istekleri doğrultusunda ve İsrail’in güvenliğine tehdit oluşturmayacak şekilde ehilleştirilip desteklendi.
İsrail’in Orta Doğu’da izlediği, kendisine rakip istememe (ya da Tom Barack’ın deyimiyle bölgedeki ulus devletlerden rahatsız olma) politikasına uygun şekilde Orta Doğu’da Netanyahu’nun ifadeleriyle yeni bir düzen kurulurken Tel Aviv yönetiminin önünde tek engel İran rejimi kalmıştı.
Mevcut durumda yalnızca İran rejimi ve İran’ın nükleer programı ile balistik füzeleri, Orta Doğu’da İsrail için en yakın ve ciddi tehdit idi. Haziran 2025’te İran’a vurulan darbe ise rejimi devirmeye yetmemişti.
Ancak İran içinde çıkan olaylar ve Molla rejiminin meşruiyet açısından güçsüzlüğü ile birlikte halkına zulüm etmesi gibi zayıflık atf edilen göstergeleri, Netanyahu’yu (ve dolayısıyla ABD’yi) İran’a yeni ve daha sert bir müdahaleye itti.
Uluslararası hukukun anlamsızlaştığı bir dönemde bu saldırının ne kadar hukuksuz olduğunu, “gücü gücü yetene” politikasının tüm dünyayı nasıl bir ateş çemberine dönüştüreceği ihtimalini konuşmanın da modası geçmeye başladı.
İsrail ve İsrail’in ABD’li destekçileri, İran’ı, tabir caizse punduna getirmişken vurmanın en mantıklısı olacağını düşündüler. Askeri yığınak yapılmış, iki uçak gemisi getirilmiş, İran halkının rejim karşıtlığı kesifleşmiş… İran’da sözde arakladıkları üç beş ajanın verdikleri istihbaratla ülkede kaos yaratarak yönetimi değiştirebileceklerine inandırıldılar. Trump ve Netanyahu’nun seçimlere giderken başarı istemesi ve iç politikada savaş söylemiyle gündem değiştirip rakiplerini pasifize etmeyi düşünmesi de cabası.
Tüm bunlara İsrail elitlerinin istedikleri neredeyse her şeyi yaptırabildikleri bir Trump yönetimini ellerinde tutmaları ve ABD kamuoyunun İsrail aleyhine dönmeye başlaması nedeniyle, gelecekte herhangi bir başkana İran’a operasyon yaptırtamayacaklarını düşünmeleri sebebini de eklemek lazım. İran Lübnan,ve Filistinde katliamlar yapan ve sonuçta direnişin kahramanca karşı koyuşları sonucu yapılan bir ankette İsrailli Yahudilerin %32 si bundan böyle kesin dönüşle ülke dışına çıkmayı düşünüyorlar.
Peki geçtiğimiz 60 günde neye şahit olduk? İran, savaştan önce uyardığı ve saldırıya uğramış bir ülkenin hakkı olduğu üzere ABD’nin Orta Doğu’daki üslerini vuruyor. Ne de olsa ABD ve İsrail bu üslerden İran’ı vurmak için yararlanıyor. Bu da İran’a, karşı saldırı hakkını veriyor.
İran’dan Tüm dünyanın petrol ve doğalgaz ihtiyacının %20 sinin aktığı Hürmüz Boğazı’nı kapatacakları haberi de geldi ki bugün durumda kapalı, savaşın uzun sürmesi halinde tüm dünyayı oldukça rahatsız edecek bir enflasyon dalgası ve enerji dar boğazı anlamına gelebilirdi. Şimdiden Avrupa’da onbinlerce uçakların uçuşu İptal edildi..47 Yıldır ABD ve dünyanın Ambargosuna direnen İran 47 günde dünyaya aynı şokları 47 saatte yaşatmayı becerdi.
İran elindeki Yerli ekipmanlara ürettiği füze ve drone stoklarını %10’nu kullandığı füze ve Dronların hepsi yıllar önce ürettikleri eski teknolojiyi Tüketti. Bunu yaparken ABD, İsrail ve Körfez ülkelerinin ellerindeki çok pahalı hava savunma sistemlerini de yıpratıp tüketmiş oluyor. Stratejistlerin beyanına göre ABD ve İsrail 40 Günlük savaşta en son teknolojik silah stklarının %50 sini tüketmiş durumda, İlerleyen günlerin iki taraf açısından da sıkıntılı geçeceğine dair en büyük mesele de bu ABD nin tahmin etmekte zorlanacağı stoklar ve İran’ın Yeni teknoloji ile ürettiği füze ve dronlar meselesi.
İmam Hamaney’in Şehit edilmesinin İran’da yönetim kadrolarını karıştıracağını ve birbirine düşüreceğini, muhalif geniş halk kesimlerinin de sokağa dökülüp rejimi devireceğini planlamış olan ajanların sakat istihbari bilgileri ABD ve İsrail, 60 günde de bu amacına ulaşamamış görünüyor.
Önümüzdeki günler ne getirir belirsiz, ancak rejimin havadan vurularak yıkılmasının çok zor olduğu kesin. İran’a geniş çaplı bir kara operasyonu ise kanımca mümkün değil. Bunu Isfahanda denediler büyük bir hezimetle zor bela paçalarını kurtardılar.
İran içindeki rejime muhalif etnik gruplar rejimi devirebilecek çapta bir eylemliliği hesap eden Abd ve İsrail yine ters köşe olma durumunda kaldı.. İsrail’in de kendisine atılan füzeler hakkında medyaya doğru ve tam bilgileri yansıtıp yansıtmadığından emin değiliz. Trump’a bakılırsa savaş önce 2 gün sonra bitecekti Çünkü hesaplar Maduro, Saddam, Kaddafi ve Esat üzerinden yapılmıştı, Sert kayaya çarpınca sersemleşerek birkaç hafta daha sürebilir diye bir yalan daha ekledi, ve ABD’li daha fazla sayıda asker (şu ana kadar Resmi açıklama 16 asker öldü,gayri resmi yülerce ) hayatını kaybetti esir alınanlar hariç..
Trump’ın bu söylemleri biraz da belirsizliği kabullendiği ya da ne yaptığını kendi de tam bilmediği anlamına geliyor. Zira savaşa niye başlandığı ve savaşın ne amaçla sürdürüldüğü konusunda ABD yönetiminden çelişkili açıklamalar geliyor.
Bu savaş nasıl sona erer sorusuna henüz cevap vermek için çok erken. Savaş öncesi planlar, ekseriyetle masada kalır; plan, sahadaki gerçekliğe çarpar; sosyoloji, beklenen tepkileri vermez; sonuçlar ise hiç beklenmedik şekillerde ve çok uzun zaman sonra ortaya çıkabilir (Rusya’nın Ukrayna işgalini düşünün!).
ABD ve İsrail hızlı bir şekilde bu savaşı sonlandırabilecek bir sonuca ulaşamazlarsa her iki ülke de yönetimleriyle birlikte çok ama çok zor duruma düşerler. İrana defalarca ateşkes teklifi savaşı başlatanlarca yapıldı ama İranın verdiği cevap bu savaşı siz başlatınız durdurulmasına biz karar veririz dedi. Nitekim Trump yönetimi şu an, bu savaşa niye giriştiği konusunda kendi kamuoyunu ikna etmekten bile aciz durumda. Kendi ülkesindeki güveni %30’larda yerlerde sürünüyor.
ABD’nin güvenliğini sağlayacağı vadettiği Körfez’deki dostları 40 gün füzelerle vuruldular. Bu durum onlar için ciddi bir varoluşsal tehdit demek ve bu durumla ciddi şekilde ilk defa karşılaşıyorlar. Yani Körfez ülkeleri, ABD ve İsrail ile ilişkilerini her zamankinden çok sorgulayacakları bir döneme giriyor.
Körfez ülkeleri daha yeni yeni ABD ve İsrail ile olan dostluk İlişkilerini sorgulamaya başlayarak Yıllarca Bunları sağmal inek olarak kullanan Abd nin sarı domuzu sonunda kıçını da yalatma sonucunda söyledikleri tek şey ABD kendi paramızla bizi koruyamadı.
Tüm bunlara ek olarak ABD, operasyon uzadıkça çok ciddi bir maddi külfetin de altına girecek. Bu durum, ABD içinde enflasyon ve işsizlikten şikayet eden Trump destekçilerini daha da kızdıracak.
Savaş uzadıkça ABD ve İsrail’e karşı dünyadan eleştirel sesler çok daha yüksek sesle çıkmaya başlayacaktır. ve Ayrıca mevcut durumda Filistin Lübnan Irak ve Yemende ümmet olma bilinci ile hareket eden kahramanlar ABD ve İsrail’e ölümcül darbeler vurdular.
Yalın ayaklı Yemen'li Aslanlar Ma'rib bölgesinde, Amerika'ya ait 12 milyon $ degerinde insansiz Hava aracini düşürdü...daha önce bu savaş makinalarını 22.cisini de düşürdüler. Ve Abd nin İrana yönelik kara savaşı başlatmasına verdikleri cevap “bd önce Askerlerini Yemene göndersin burda kendilerini ispatlarlarsa sonar İrana gitsinler.”Diyerek Abd ye ve islam alemine ümmetin sorumluluğunu öğretiyorlar.
Haklı bir davayı Ne petro dolarlar, Ne kralların cellatları, Ne ileri teknoloji savaş ekipmanları, Ne de Nükleer güç alt edemez, Çünkü Haklı davalar gücünü "HAK" tan alır. HAK'IN KUDRETİ İSE MUTLAKTIR.!
Suudiler dünyaya rezil oldu! Milyarlarca dolar harcadıkları savaşta yenildiler.
Suudi Arabistan'ın Yemen'deki savaş için ülkenin askeri kapasitesini aşarak milyarlarca dolar harcadığını aktaran uzmanlar, savaşta kaybeden tarafın Suudi Arabistan olduğunu belirtti.
Tüm dünyada bireysel girişimler hariç dünya İstikbarı tarafından Yemen'e dayatılan orantısız savaşta sadece kardeşlik hukuk ve ahlakı muvacehedinde devlet bazında bu aslanlara destek veren ülke İran İslam cumhuriyetinin maddi ve manevi desteği ve bizim gibi aciz bireylerin duası Mazlumların ahı Suudi ve BAE, Kuveyt katar, umman ABD, Fransa İngiltere İsrail ve batıyı aciz bırakmış olacak ki Suudiler "İran ile iyi ilişkiler kurmak istiyoruz" beyanları Yemen üzerinden bükemedikleri bileği öpeceksiniz,
Tabi bileğin sahipleri bu Mundarların rezil öpücüğüne müsaade ederlerse.
Dünya denen kürede bir gün ADALET hayat bulursa, Tüm NATO, Ülkeleri ABD, ve Arap ülkeleri Suriye ve Irak ile Yemen ve Afganistan'a harabiyet tazminatı ödemelidir.
Yemen Aslanları insani ve İslami sorumlulukları çerçevesinde küresel zorbaların destek verdiği siyonist İsraile karşı Filistinde devam eden istiklal savaşında 9.savaşlarını veriyorlar, 8 savaşı kazanan bu Aslanlar bunu da kazanacaklar.
Nitekim 7 ekimde başlayan Filistin İsrail savaşında Ümmet bilinci ile hareket ederek Filistine destek amaçlı yülerce Füze Tel Aviv ve Hayfaya fırlattılar
"Bin defa mazlum olsan da, bir kez zalim olma." (Hz. Al as) mın bu siyasi önermesi Yemen'de parlıyor.
Küresel zorbaların ağası ABD nin 10 bin $ lık füzelerle 60 milyon $ lık savaş makinalarını düşüren iradenin başarısı şüphesiz Haklılık boyutu ile mazlumların Çelik iradesine yansır.
Küresel zorbaların ve yerli uşaklarının her türlü desteği verdiği siyonist İsraile karşı İstiklal savaşı veren Filistin halkına verdikleri fiili savaş desteğini kesmesi karşılığında Yemen Aslanlarının önüne serdikleri milyarlarca "$ ı elini tersi ile itenler mazlumların Onur ve şerefini satmıyorlar. Satmayacaklar. 1400 yıl önce" İmânın kokusunu yemenden alıyorum "Diyen bir Peygamber yanılmadı. Ali(as) mın valilik yaptığı Yemen Ali'ce bir cesaret ve onurlu duruşun sahibi olmaya devam ediyorlar.
“Zalim ısrarla Zulüm ediyorsa ve Mazlum da sabırla direniyorsa Zafer yakındır.”(Hz.Ali as)
Sömürgeci üresel zorba ABD ve İsralin İran’a dayattığı ve 28 Şubatta başlayan savaşta İslami ve İnsani sorumlulukları dahilinde hareket eden yemenin Kahramanları İran’ın yanında savaşa dahil olduklarını da ilan ettiler.
Mevcut Küresel zorbaların Hile ve desiseleri bu savaşı kaybedecek çünkü ilhi irade bu yönde tecelli edeceğinden şüphemiz yok.
“Hani kâfirler seni tutuklamak, öldürmek veya yurdundan çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar, Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır." (Enfal/30)
“Münafıklar Allah'a oyun etmeye (tuzak kurmaya) kalkışıyorlar. Hâlbuki Allah onların oyunlarını kendi başlarına geçirecekir."8Nisa/142)
Bu ayetler ışığında galip gelecek olanlar hizbullahilerdir.(Allahın taraftarları)
Birde Allah in küresel zorbaların oyunlarını nasıl bozduğuna bakalım,
İsrail maliye bakanı Mali ekonomik kemerimiz koptu. Diyor, ABD kamuoyu İran savaşına karşı, ABD petrol stokları eridi, Avrupada Doğalgaz ve petrol tükendi. Şimdi bu felaketin müsebbibini sormaya başladılar, Suçlunun siyonist İsrail’in olduğunu dillendirmeye başladılar Belçika Brezilya İtalya İspanya, Kanada gibi 0lkeker sıkıştı ve Siyonistleri lanetliyorlar.
Lantullahi alezzalimin...