Sabra ve Şatila’dan Gazze’ye: Değişen Sadece Tarihler

Recai Yurdan 17.09.2026 20:46:50

44 yıl geçti… Ama Filistin’in acısı geçmedi.

16 Eylül 1982’de Beyrut’taki Sabra ve Şatila Filistin mülteci kampında siyonist katil Ariel Şaron'un kontrolü altında getçekleştirilen kan dondurucu o korkunç katliam, insanlığın hafızasına kara bir leke olarak kazındı. Günlerce süren katliamda binlerce Filistinli ve Lübnanlı sivil hayatını kaybetti. Masum ve savunmasız Filistinlilerin kana bulanmış cesetlerinden yığınlar oluştu.

Bugün takvimler 2026’yı gösteriyor.

Peki, ne değişti?

Sadece tarihler…

Sabra ve Şatila’yı defalarca ziyaret ettim. Orada gördüğüm manzara, yıllar geçmesine rağmen değişmeyen bir gerçeği yüzümüze vuruyor: Filistinli mülteciler hâlâ ağır şartlar altında yaşamaya mahkûm. Sağlık hizmetleri yetersiz, temel ihtiyaçlara erişim sınırlı ve vatandaşlık hakları konusundaki ciddi sorunlar devam ediyor.

Ve bugün aynı acının başka bir adresi var:

Gazze.

Bir baştan diğer başa yıkılıp enkaza dönmüş şehirler…
Çadır kampları…
Yıkıntılar başında bekleyen çocuklar…
Anne ve babasını kaybeden yetimler…
Evsiz bırakılmış aileler…
Suya, gıdaya ve sağlık hizmetlerine ulaşmaya çalışan yüzbinler…

Bir tarafta 1982’nin Sabra ve Şatila görüntüleri, diğer tarafta bugünün Gazze’si…

Fotoğrafların tarihleri farklı olabilir. Fakat acının yüzü aynı.

Dün Sabra ve Şatila’da yükselen feryat, bugün Gazze’den yükseliyor.

Dün dünya “bir daha asla” dedi. Bugün ise aynı dünya, Gazze’de yaşananları izliyor.

Asıl soru şudur:

İnsanlık gerçekten ders aldı mı, yoksa sadece takvim yaprakları mı değişti?

Sabra ve Şatila’da yaşananların unutulmaması gerekiyor. Gazze’de yaşananların da bağımsız ve etkili bir biçimde soruşturulması, sivillerin korunması ve uluslararası hukukun işletilmesi gerekiyor.

Çünkü çocukların mezarları üzerinden siyaset,
enkazlar üzerinden diplomasi,
mazlumların kanı üzerinden tarih yazılamaz.

44 yıl önce Beyrut’ta susturulamayan feryat, bugün Gazze’de yankılanıyor.

Ve biz şunu unutmamalıyız:

Sabra ve Şatila unutulmayacak.
Gazze unutulmayacak.
Filistin unutulmayacak.

Tarih, yalnızca katliamları değil; o katliamlar karşısında kimin sustuğunu, kimin itiraz ettiğini ve kimin mazlumların yanında durduğunu da yazacaktır.

Değişen sadece tarihler olmamalı.
Değişmesi gereken, zulüm karşısındaki sessizliktir.