Doğa, kimi zaman en kıymetli şifaları en mütevazı köşelere gizler. İnsan bakmasını, dinlemesini öğrenince fark eder o sessiz mucizeleri…
Bugün size, adını baharatlardan bildiğimiz ama kendisi bir şifa taşıyıcısı olan bir bitkiden bahsetmek istiyorum: Hardal otu.
Yol kenarlarında, tarlaların ucunda, kendi halinde büyür. Kimse eylemez, sulamaz. Ama o, doğanın sabırlı işçisidir.
Hardal otu, vücudu ısıtan, durağanlığı harekete çeviren bir bitkidir.
Soğuk alan kasları gevşetir, üşümüş eklemleri rahatlatır. Eskiden köylerde romatizması olanların sırtına hardal lapası yapılırdı. Tohumları ezilir, azıcık suyla karıştırılır, beze sarılır ve ağrıyan bölgeye konulurdu. Bir süre sonra o bölge kıpkırmızı kesilir ama ağrısı hafiflerdi. Çünkü hardal içten içe çalışır.
İçeriğindeki glukozinolatlar ve bunlardan türeyen sinalbin gibi maddeler, dolaşımı hızlandırır, kasları gevşetir, vücuda sıcaklık verir.
Bugün kas gevşetici diye eczaneden alınan pek çok ürünün kökü bu bitkilere dayanır. Ama hardal otu, bunu kendi halinde ve kimseye yük olmadan yapar.
Hardal otu sadece haricen değil, içten de destek verir. Tohumu az miktarda yutulduğunda mideyi uyarır, hazmı kolaylaştırır. Fakat bu kullanım bilinç ister; fazla miktarda alındığında mideyi yakar, hatta zarar verebilir.
Yaprakları da haşlanarak yenebilir; bazı bölgelerde “yabani roka” gibi salatalara katılır. Kanı temizlediği, karaciğeri rahatlattığı söylenir.
Ama bence en ilginç olanı: Hardal sirkesi.
Evet, bazı şifacı kadınlar hardal tohumlarını sirkeye yatırır. Özellikle saç derisi zayıflayan, saç dökülmesi yaşayanlar için kullanılır. Sürülüp biraz beklendiğinde deriyi uyarır, kan dolaşımını artırır, saç köklerine “uyan” der gibi bir etki yapar.
Ama dikkat!
Hardal otu da diğer şifalı bitkiler gibi ölçü ve bilgi ister. Cilde doğrudan sürülürse yakabilir. Hassas bünyelerde kızarıklık, kaşıntı yapabilir. Ağızdan fazla miktarda alındığında zararlı olabilir. O yüzden her derde deva deyip gelişigüzel kullanılmaz.
Değerli okuyucularım,
Hardal otu, güçlüdür ama gürültücü değildir.
Tepeden tırnağa ısıtır ama kendi hep serin durur.
Doğanın içindeki bu sessiz şifayı fark etmek, ona gerektiği gibi yaklaşmak gerekir.
Bugün bedeniniz üşüyorsa, içinizdeki sıcaklığı yitirmiş gibi hissediyorsanız, hardal otu tam da bunun için var.
Ama onunla dost olmak, sabır ve dikkat ister.
Unutmayın: Sessiz şifalar, yüksek sesle konuşmaz. Ama en derine işleyen de onlardır.