Nükleer silahların olmayacak. Neden? Ben öyle diyorsam öyle olacak! Ama sizin nükleer silahlarınız var, hem de dünyada en fazla nükleer silahlara sahipsiniz. Bizim güvenliğimiz için bizim nükleer silahlarımız olmalı, yine bizim güvenliğimiz için sizin nükleer silahlarınız olmamalı. Peki, bizim güvenliğimiz ne olacak, siz bizi sürekli nükleer silahlarla tehdit ediyorsunuz. Biz tehdit ederiz, edeceğiz ama siz bizi tehdit etmeyeceksiniz, edemezsiniz, etme hakkınız yok. Nedenmiş o? Dünyanın en güçlü devletiyiz de ondan. Hayır güçlü değilsiniz, emperyalist sömürgecisiniz, dünyada kime gücünüz yetiyorsa sömürgeleştirmeye çalışıyorsunuz, ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürmek için işgal ediyorsunuz, siz bir işgalcisiniz, siz bir katilsiniz, siz bir devlet değil dünyanın en büyük terör organizasyonusunuzdur.
ABD İran’a nükleer silahların olamaz, uranyum zenginleştirme tesislerin olmamalı, olursa vururum diyor. ABD İran’ı gerçekten nükleer silahları olduğu için mi vuracak? Eğer İran’ın nükleer silahları olmasa vurmayacak mı? Nükleer silah üretme hakkı sadece ABD’nin mi, değil elbette. Kendisinde olacak başkasında olmayacak. Bu mantıksızlığı tüm dünyaya dayatıyor ABD, kendisi akıllı tüm dünya akılsız! Nükleer silah olacaksa tüm ülkelerde olmalı, olmayacaksa tüm ülkelerde olmamalıdır. Benim silahım olacak senin olmayacak. Ben kendimi nasıl savunacağım. Sana demokrasi getireceğiz! Demokrasi yer içer kendini savunursun! Hem bana bağlı olacaksın silahı ne yapacaksın! ABD, gücü yettiği ülkelere bunu dayatıyor. Hadi sıkıyorsa Rusya’ya da demokrasi götürsene! Hadi yiyorsa Çin’e de demokrasi götürsene! Demokrasi götüreceğim demiyor artık barış götüreceğim diyor. Barış götüreceğim lafı için İran’a ajanlar yollayıp İran şehirlerini karıştırdı. İran rejimine karşı olduğunu söylüyor. Baskıcı rejim diyor. Sana ne İran’dan, baskıcıysa halkı hesap sorar. Barış getireceğim diyerek işgal ediyor ülkeleri. Barış getireceğim diyerek işgal ettiği ülkelerde o ülkenin vatandaşlarını katlediyor. ABD bir katiller ülkesidir.
Halkı Müslüman ülkeleri tek tek işgal ediyor ABD. Söz konusu ülkelerin yönetimleri kendi ülkelerini ne zaman işgal edeceğinin sırasını bekliyor, askeri olarak karşı koymuyor. Önce ülkelerde iç karışıklık çıkarıyor sonra işgal ediyor. Bu basit neden sonuç ilişkisini Müslüman halkların halen anlamamış olması ilginç. İran’da bir grup çarşı esnafı protesto yaptı İran günlerce karıştı, binlerce insan öldü. Dün karnı doyan esnafın bir gün sonra nasıl karnı doymuyor da protesto ediyor diye düşünen halk yok, koşuyorlar sokağa. ABD işgal edeceği yere ajanlarını gönderiyor protestoyu başlatıyor. Sonra da yönetimi karalayıp işgal ediyor. Müslüman halklar her defasında bu oyuna nasıl geliyor. Daha dün Suriye’de aynı oyun oynanmadı mı, işgal için bir protesto yetti. Sonra ne oldu, Suriye’de bir milyon Müslüman öldü, onbeş milyon Müslüman halk Suriye’yi terk etti. Karnı aç olanın karnı doydu mu şimdi. Suriyeliler gittikleri her yerde perişan durumdalar. İnsanın kendi toprağı kendi ülkesi gibisi olur mu, olmaz. En rahat Türkiye’dekiler, Türkiye’dekiler bile rahat değil. Yarın bir gün ABD İran’ı işgal ederse ABD ajanlarına uyup sokağa çıkan çarşı esnafının karnı doyacak mı, doymayacak. İran halkı daha kötü ekonomik şartlarla baş başa kalacak. İnsan midesi için ülkesini satar mı! Satmamalı. Özgürlükmüş, ABD baskısı altında çok mu özgür olacak İran halkı! Müslüman halklar aklını başına almalı, ABD ajanlarının tertiplediği protestolara kanmamalı. Medya da bu konuda gaz veriyor tabi. ABD işgal edeceği ülkenin ilk önce medyasına ajanlarını yerleştiriyor. O ülkede o ülkeye karşı olan protestoları destekliyor medya, halk da onlara inanıp sokağa dökülüyor. Düne kadar karnı doyan Müslüman halk bir günde nasıl aç oluyor. Aç olmuyor öyle kandırılıyorlar. Müslüman halklar gözlerini dört açmalılar. ABD’nin işgal ettiği bir ülkede Müslümanlar rahat yüzü göremez. Her gün ölürler.
İran işgal edilirse, Türkiye iyi durumda olmaz!